Eskisi gibi değil. Tütünümü kendim sardım, yalnız.
Yalnızlığın ve dolup taşan onca düşüncenin ağırlığının getirdiği yalın acı. Hep orada, kaybolmuyorlar, unutamıyorsun. Ayakkabının içindeki taş gibi, her adım attığında kendini hatırlatıyor. Yürümek istemiyorsun.
Çok kalabalıklar, karman çorman, gürültülü, yorucu, acı veriyor. Benden geliyor; kaynağı benim. O gürültülü kendimin altında eziliyorum. Kendimden yoruluyorum.
Bilmek. Kanatıyor. Gerçekleri görmek; görebilmek. Bir kere gördüğünde geri dönüşü yok. Adeta derinlere işleyen bir lanet.
Gerçekleri gördüm. Ruhum gerçeklerin aynası, gölgesini görenler dahi korkup kaçıyor.
Beni; ruhum ve gerçeklerle baş başa bırakıyor.
Yalnız.
Gerçeğin yansımaları. Gerçek.
Gerçek değildi mutluluk.
Adeta bir rüya.
İçinde ben dahil hiç bir şeyin olamayacağı kadar sade ve güzel.
Tek gerçek şey ölüm.
Gerçeğin yansımaları
-Nisan 2016-
-Jahabel /T.Light
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder